Tuesday, September 6, 2016

eylül




"ağlamayan gözler göremez"
sızlamayan kalpler de anlayamaz...


bir kalp neden bu kadar hızlı atar. neden ve kimle böylesine yarışın içine dalar. madem bu kadar vardır da neden yok sayılır. birçok şeyi anlıyorum da bu hali bir türlü anlamıyorum. anlamlandıramıyorum. sanki içine herşey karıştırılmış çorba gibi. yazıp yazıp sildiğim yazı gibi. dalından kopup düşmeyen ama rüzgarında savrulması bitmeyen bir yaprak gibi. kanatları olan ama konacak dalı olmayan bir kuş gibi. limanları yakılmış kıyılar gibi. dikeni olmayan güller gibi. söyleyecek sözleri olan ama sesi çıkmayan taş duvarlar gibi. bulutu olmayan yağmurlar gibi. gündüzü olmayan geceler gibi. 

peygamber efendimiz ya hayır söyle ya da sus demiş.
eyvallah.

irfan...

No comments: