Friday, May 18, 2018

ne zaman hatalarımızla barışırız kim bilir,
kapılıp gittiğimiz rüzgârın sonunu düşünen yok.
sevilmek isteyenlerin sayısı binler, bir o kadar da sitemkar diller.
bir fark etsek farkındalık kelimesini ayağa düşürmeden içselleştirsek.
birbirimiz için sağlıklı olsun, iyi olsun desek,
zincir vurmasak temennilerimize.
enerjisi güzel diye geçindiğimiz kelimeler çıkarlara göre olmasa keşke.
sevgisi kalbinden taşanların,
daha fazlasına değil yettiği ile mutlu olmayı nasip etsin allah.

kem gözlerle yaşamak nereye kadar kol kola diz dize yaşayalım.
ölenlerimizi hatırlayalım, içimize bakalım gelip giderken,
hep yanımızda olacak olan içimize.

birilerini gerçekten sevsek
ama yormadan sıkmadan nefes alacak yer bırakarak,
öz olsa sevgimiz.
unutmasak, sevginin tamamını birine adayamayacağımız gibi
kalbimizi de birinin üzerine yıkamayacağımızı.
geçmişimizden sadece biz sorumluyuz,
acı herkesin yüreğinde yük,
sevmekten bıkıp usanmayacağımız birini bulacağımız,
bulunca burnundan getireceğimiz anlamına gelmez.

ibadet eder gibi sevmek bugün büyük lüks.
seviliyorsanız ne şanslısınız ne mutlu size.

bir şeyleri eksik,
bir şeyleri çok güzel yapacağız
yeter ki bıkmayalım,
yorulmayalım.
bir gün kayalıklara vuran kalbimiz
baharın dalları gibi çiçek de açacak,
yeter ki acıya teslim etmeyelim ruhumuzu,
içinde bir parça heyecan kalsın.
duyulanlara, görülenlere saatlerce akıl yormamak lazım
bazen geldiği gibi yaşamayı da bilmeli insan.
değiştirmeyeceğimiz geçmişin etrafında dolanıp durmayalım,
hüküm vermeyelim yarına!
her gün nefes almak bir mucize bu zamanda.